Konumunuz: Home Rehberlik Çocuklarda Yalan Söyleme Alışkanlığı

Öğretmenler Sitesi


Çocuklarda Yalan Söyleme Alışkanlığı

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 1
ZayıfEn iyi 

YALAN SÖYLEME NEDİR ?

Yalan söylemek, bir hatayı gizlemek amacıyla gerçeğe uygun olmayan bir girişimde bulunmaktır. Bu girişim sözle olabildiği gibi, jest yazı ve susmayla da olabilir. Sosyal bir davranış olan yalanın amacı başkalarını yanıltmaktır (Yavuzer,2001:247).
Bütün çocuklar yalan söyler ama yalancı doğmazlar. Sadece, yalan söylemeyi öğrendikleri bir gelişim süreci yaşarlar.

Üç yaşında bir çocuk neyin doğru neyin yalan olduğunu ayırt edemez. Hayal dünyasında yarattığı olayları gerçekmiş gibi anlatır. Bunlar yalan değildir. Çocuk toplumsallaşmaya başladığı 6-7 yaşlarında yalan söylemeye başlar. Çocuklar genellikle, üstünlük sağlamak, cezadan kurtulmak ya da ilgi çekmek için yalan söyleyebilir.

Yalan Söyleniş Biçimi ve Söylendiği Yaşa Göre Şu Şekillerde Görülebilir.

Hayali Yalanlar, küçük çocuklar gerçeği iyi değerlendiremedikleri için uydurma şeyler söyleyebilirler. Yetişkinler bunları yalan olarak değerlendirebilirler.

Taklit Yalanlar; çocuklar ana-babayı kendilerine model olarak alırlar. Ana babanın yalanına tanık olan çocuklar, yalan söylemeyi doğru bir davranış zannederek öğrenebilirler,

Sosyal Yalanlar; bunlar en yaygın yalanlardır. Bir yere gitmek istemediğimiz zaman hasta olduğumuzu söylemek gibi,

Savunma Yalanları; çocuklar genellikle kendilerini korumak için yalan söyleyebilirler. Çocuk sık sık eleştiriliyorsa, yaptığı hatalara sert tepki gösteriliyorsa, mükemmelliğe zorlanıyorsa, bu gibi durumlarda çocuklar yalana başvurabilir.

Yüceltilmiş Yalanlar; başkalarının hayranlığını kazanmak için söylenen yalanlardır. Çocuklar bazen bir özlemini dile getirmek için, yalan söyleyebilir.

Anne-babalar ve öğretmenler çocuğun yalan söyleme davranışı ile karşılaştıklarında, öncelikle soğukkanlı kalıp yalanın türünü ve nedenlerini anlamaya çalışması gerekir,

Söylenen yalan ne tür bir yalandı?

Bir başkasını incitmemek için miydi?

Başkasına yardım etmek için miydi?

Bir hikayeyi süslemek için miydi?

Eğer çocuğun söylediği yalan bu sayılan nedenlerden dolayı ise, gelişimin doğal bir parçası olarak görmek ve sorunu olduğundan büyük algılamamak gerekir.

Yoksa bu yalan;

Maksatlı mıydı?

Hatasından dolayı suçlanmayı önlemek için mi söylendi?

Suçu bir başkasına, suçsuz birine atmak için mi söylendi?

Zarar vermek için mi söylendi?

Hak etmediği bir ödülü alma çabası mıydı?

Hep tekrar eden bir durum mu?(Martin ve diğerleri, Akt. Dağıdır, 2002:238).

Söylenen yalan bu nedenlerden dolayı ise yalan söyleme davranışı üzerinde durmak gerekir.

Bazen yalanın görünenden daha derin nedenleri olabilir. Söylenen yalanın neden söylendiği tespit edilirse çözüm de kolaylaşacaktır.

Nedenleri Nelerdir?

Yalan söylemek, insanın bir savunma mekanizması yani savunma davranışıdır. Kişi iç dünyasını tehdit eden veya tehdit etme potansiyelinde olan dış etkenlere karşın, savunmaya geçer ve tepki gösterir.

Çocuklar cezalandırılmaktan korktuğu için yalan söyleyebilirler.

Hatalı veya yanlış olduğunu düşündüğü bir davranışı gizlemek için yalan söyleyebilirler.

Olayları ve kendisini olduğundan farklı göstererek, başkalarının övgüsünü ve sempatisini kazanacağını düşünebilir. Bunu sağladıkça da yalan söylemeyi sürdürebilirler.

Çevresindeki yetişkinlerin sık yalan söylediği durumlarda yalan söylemenin doğru olduğunu düşünebilirler.

Bazen çocuklar anne babalarının sevgisini başkalarıyla, kardeşleriyle paylaşmak istemedikleri için yalan söyleyebilirler.

Çocuklar, aileleri tarafından yeterince sevilmediklerini ve kendilerine yeterli ilgi gösterilmediğini hissederlerse bu açığı kapatmak için yalan söyleyebilirler. Kendini değersiz hisseden bir çocuk çevresindekiler tarafından değerli algılanma ve onaylanma ihtiyacıyla sahip olmadığı bir şeye sahip olduğunu veya yapmadığı bir şeyi yaptığını ifade edebilirler.

Erken çocukluk döneminde her yaptığı olumlu davranışı ödüllendirilen bir çocuk veya tam tersine hiç bir davranışı ödüllendirilmeyen bir çocuk da yalan söyleme gereksinimi duyabilir. Ailesinden hiç göremediği takdiri görebilmek ya da sürekli hale gelmiş takdiri devamlı kılabilmek amacıyla kendini elde etmediği bir başarıyı elde etmiş gibi gösterebilir.

Öneriler:

Anne babalar ve öğretmenler çocuğun söylediği yalanın ne tür bir yalan olduğunu gözlemlemesi ve hangi ihtiyaçtan kaynaklandığını anlamaya çalışması gerekmektedir.

Anne babalar ve eğitimciler çocuğa, ‘doğru’ model olmalıdırlar. Çocuğun çevresindeki insanlar ne kadar dürüst olursa, çocukta o kadar dürüst olur.

Çocuk istenmeyen bir davranışta bulunduğunda onu cezalandırmak yerine onunla yaptığı bu davranış hakkında konuşma yolu seçilmelidir. Kızıp bağırmak ve cezalandırmak çocuğu korkutur ve çocuk her korktuğunda yalana başvurabilir.

Anne-babalar ve eğitimciler çocuklara ilişkin beklentilerinde gerçekçi olmalıdırlar.

Anne babaların aşırı cezalandırıcı, kıyaslamacı, küçümseyici ve aşağılayıcı tutumları çocuklarda yalan söyleme davranışına neden olabilir. Çocuk, kardeşleriyle ve ya başka çocuklarla sıklıkla kıyaslanıyorsa ailenin onayladığı çocuğa benzemek amacıyla yalana başvurabilir

Çocuklarda tıpkı yetişkinler  gibi olumlu davranışlarından dolayı takdir edilmek isterler. Eğer yakın çevresi tarafından bu ihtiyacı yeterince karşılanmazsa zaman zaman yalan söyleme yoluna başvurabilirler. Bunun için mümkün olduğu kadar tüm olumlu davranışları sözel yollarla ya da öpüp, okşayarak ödüllendirmelidir. Eğer sırf takdir edilebilmek için yapamayacağı bir şeyi yapmış gibi  anlatıyorsa, daha önce yapıp başarılı olduğu bir davranışı hatırlatılmalı, geçmiş başarıları övülmelidir.

Çocukları yalana yönelten bir diğer neden ise korkudur. Evde oyun oynarken salondaki bir süs eşyasını kıran çocuğun, "Ben yapmadım" demesi aslında kendini koruma ihtiyacından meydana gelir. Böyle bir durumda kızmak yerine "Gel bir daha düşünelim, yanlış hatırlıyorsun galiba" diyerek yönlendirilmelidir.

Küçük çocukların kendi dünyalarında kurguladıkları değişimleri yalan olarak kabul etmek hatalı olduğu kadar, çocuğa bu nedenle kızmak, yalan söylediğini yüzüne vurmak da, çocuğun kişilik gelişimi açısından büyük olumsuzluklar yaratır. 

Çocuğunuzun yalan söylemesi istenmiyorsa, onu yalan söylediği için suçlamak yerine ona söyledikleri sözlerin güvenilirliğinden emin olamadığınızı söylemek daha doğru bir davranış olur. Çocuğa "ödevin bitti mi?" diye sormak yerine "ödevini görmek istiyorum" denilmesi  hem kontrol edileceği için ödevini düzgün yapmasını sağlar hem de sonucundan çekindiği için yalan söylememesini sağlayabilir. 

Anne babaların çocuklarının yalanlarına tepki verme yöntemleri bu davranışı ortadan kaldırabilir, güçlendirebilir ya da hayat boyu devam eden bir alışkanlık haline dönüştürebilir. Çocukların uydurduğu gerçek dışı hikâyeler ve masallardan ürken, onların böyle hayaller kurmasını engelleyen anne babalar, çocuklarının yalan söylemesini istemeseler de güçlendirebilirler. Küçük çocuğun “sözde” yalanları ahlaki bir hata gibi görülmemelidir(Yavuzer, 2001).

Tags: çocuğum yalan söylüyor | yalan | yalan söylemek | yalan söyleyen çocuk | yalancılık


Yeni Haberler:
Güncel Haberler:

 

Arama Motoru

Özel Arama

Önerilen Menü

Biliyor muydunuz?

Bir pire, ortalama olarak kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabilir.

İstatistiklerimiz

Toplam Üye:12508
Son Üyemiz:paso
Kategori:54
İçerik:1080
İçerik Okunma:1447282
Dosya:1162

İlanlar

Duyurular

Öğretmenlere Özel Web Tasarımı
Öğretmenlere Özel Hosting
Detaylı İletişim :
0 246 228 2009
Şirketlere Özel Web Tasarımı
Sitenize Özel Domain & Hosting
TalkWithWorld & HT34 Kalitesiyle
Detaylı İletişim :
0 246 228 2009

Oğrenciler İçin

Müdavim İstatistikleri

Bugün2366
Dün2462
Bu Hafta8628
Bu Ay41377
Toplam1436609

Resmi Sponsorumuz

Hosting

Bir Anket..

Sitemiz Üzerinden Eğitim İle İlgili Kitap Satışı Uygulaması Başlatılırsa Talepleriniz Hangi Yönde Olur ?

(1050 Oylama)

18.3%
8.4%
31.2%
18.2%
16.4%
7.5%
Oyunuz Kaydediliyor

Son Eklenen Dosyalar

*******************************

*******************************

*******************************

*******************************

*******************************

Ataturk Diyor Ki..

Millî duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî duygunun gelişmesinden başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil bilinçle işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

Bu Bölümü Paylaş