Konumunuz: Home Rehberlik Beynimizin Yüzde Kaçını Kullanıyoruz?

Öğretmenler Sitesi


Beynimizin Yüzde Kaçını Kullanıyoruz?

Kullanıcı Değerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 
İnsan beyninde yaklaşık 10 – 12 milyar nöron (sinir hücresi) bulunur. Fakat bilindiği üzere beynimizin çok az bir yüzdesini kullanırız. Bunun sebebi aslında sinir hücreleri’nin (bilgi depolayan nöronların) kendi kendilerini yenileyebilme özelliklerini yitirmiş olmasıdır. Eğer sinir hücresine sentrozom veya sentrozomun görevini görebilecek enzim nakledilirse kendi kendilerini yenileyebilme özelliklerini kazanabilirler mi? Eğer bu mümkünse, beynimizin daha fazla bölümünü kullanabilir miyiz?

(Beynimizin çok düşük bir yüzdesini kullanırız) yaklaşık bir asır önce ortaya atılan bu teorinin kaynağı bağzı bilim adamlarının söylem ve bulgularının yanlış yorumlanıp çarpıtılmasına dayanır. Bugün sinir bilim ve beyin görüntüleme tekniklerinde ki gelişmeler gösteriyor ki, beynimizde ki tüm sinirler çeşitli eylemler sırasında aktive olmaktadır. Yani, kullanmadığımız herhangi bir sinir ağı bulunmuyor.
Konuyla ilgili diğer bir bakış açısıda sinir hücrelerinin herhangi bir uyarıcı almadıklarında dejenere olarak işlevselliklerini kaybediyor olma özellikleri.
Örneğin, görsel sistem gelişmenin erken dönemlerinde göz sinirleri yeterli uyarıcıya maruz bırakılmadıklarında görme yetisi kayboluyor. Benzer şekilde eğer beynimizde kullanılmayan sinir ağları bulunsa idi, işlevselliklerini kaybetmiş olmalarını beklememiz gerekebilirdi. Fizyolojik kanıtlar bir yana iddia evrimle de uyuşmamaktadır. Aktif olmayan, hayatta kalma mücadelemize katılmayan sinir ağları büyük bir beyin evrimsel gelişimle bağdaşmamaktadır

Fakat olgun haldeki sinir hücrelerinin “yani bilgi depolayan nöronların” kendi kendilerini yenileyebilme özelliklerini yitirmiş olmaları gibi bir durum söz konusu. Bu yüzden, herhangi bir darbe ya da yaşlanma sonucu kaybedilen sinirler beyin kapasitesini doğal olarak olumsuz yönde etkilemektedir.

Beyindeki Sinir Hücreleri Gerçekten Kendilerini Yenileme Yetisinden Yoksun mudur?

Beyindeki sinir hücrelerinin kendilerini yenileyebilme yetisinden yoksun olduklarını gösteren çalışmaların öncüsü 1960’larda yaptığı çalışmalarla ismini duyuran bir sinir bilimci: Dr. Pasko Rakic. Nitekim felç veya diğer beyin zedelenmelerinde hastaların kaybettikleri konuşma ve yürüme gibi yetileri daha sonradan tekrar edinememeleri de bu bulguları destekler nitelikte. Ancak başlangıcı 1965 yılında sıçanlar üzerinde yapılan deneylere dayanan ve son yıllarda hız kazanan bir takım çalışmalar, beyindeki bazı bölgelerde sinir hücrelerinin yenilenebildiğini göstermektedir. Özellikle belleksel işlevleri olan hippokampüs bölgesi ile makaklar üzerinde çalışılan üst düzey bilişsel işlemlerden sorumlu ve evrimsel gelişimde son sırada bulunan düşünme, koklama ve duyma ile ilişkili korteks bölgelerinin kök hücreleri ile sinirsel yönden yenilenebildikleri bulgular arasındadır.Fakat bilim insanları, bu çalışma sonuçlarının Alzheimer veya Parkinson gibi sinir hücreleri kaybı içeren bir takım hastalıkların tedavisinde kullanılabilmesi için klinik ve uygulamaya yönelik daha fazla çalışma yapılması gerektiğini söylemektedirler.

Gelelim Sentrozomlar ile Sinir Hücreleri Arasındaki İlişkiye

Sinir hücresinin başka bir hücre üretme olasılığının kalmadığı gelişim aşamasında sentrozoma rastlanmıyor. Bağzı araştırmacılar, yaralanmaların olduğu birtakım yetişkin beyni bölgelerinde sentrozoma rastlamış olduklarını rapor etmişlerse de sonraki araştırmalar bu bulguları pek de kanıtlar nitelikte değildir. Sinir hücreleri, gelişim dönemleri içerisinde özelleştikçe, çoğalma yetilerini kaybediyorlar. Bölünme yetisinin yitiminin, meydana gelebilecek bölünmelerin, mevcut sinaps ağlarının da bozulmasına yol açabileceğinden evrilmiş olabileceği düşünülmektedir.

Sinir Hücrelerinde Sentrozom’un Görevi Görebilecek Bir Yapı Oluşturulursa, Kendilerini Yenileyebilme Özelliğini Kazanabilirler mi?

Eğer ki sinir hücrelerine böyle bir müdahalede bulunacak olursak, tekrar bölünebilme özelliği kazanacaklardır. Fakat uzmanlar, bu yöntemin tıp uygulamalarında niçin kullanılamayacağına dair iki önemli açıklamada bulunuyorlar:
1-) Eğer ki, sentrozom yapısını kaybetmiş bir hücrede bu yapıyı tekrar oluşturursak, hücre kontrolsüzce çoğalmaya başlıyor. Tıpkı kanser hücreleri gibi. Bu nedenle de bu uygulama, tümör oluşumlarına yol açıyor.
2-) Eğer ki, sentrozom yapısı yalnızca embriyonal dönemde korunan hücrelerde (örneğin, sinir hücreleri) bu yapı müdahale ile sürekli hale getirilirse, hücreler özelleşme durumu göstermiyorlar. Çünkü hücrelerde ki özelleşme, sentrozom yapısının kaybından sonra gerçekleşir.

Tags: beyin | beynimizin | kaçını kullanıyoruz | yüzde kaç


Yeni Haberler:
Güncel Haberler:

 

Arama Motoru

Özel Arama

Önerilen Menü

Biliyor muydunuz?

Bir pire, ortalama olarak kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabilir.

İstatistiklerimiz

Toplam Üye:12508
Son Üyemiz:paso
Kategori:54
İçerik:1080
İçerik Okunma:1447247
Dosya:1162

İlanlar

Duyurular

Öğretmenlere Özel Web Tasarımı
Öğretmenlere Özel Hosting
Detaylı İletişim :
0 246 228 2009
Şirketlere Özel Web Tasarımı
Sitenize Özel Domain & Hosting
TalkWithWorld & HT34 Kalitesiyle
Detaylı İletişim :
0 246 228 2009

Oğrenciler İçin

Müdavim İstatistikleri

Bugün2340
Dün2462
Bu Hafta8602
Bu Ay41351
Toplam1436583

Resmi Sponsorumuz

Hosting

Bir Anket..

Sitemiz Üzerinden Eğitim İle İlgili Kitap Satışı Uygulaması Başlatılırsa Talepleriniz Hangi Yönde Olur ?

(1050 Oylama)

18.3%
8.4%
31.2%
18.2%
16.4%
7.5%
Oyunuz Kaydediliyor

Son Eklenen Dosyalar

*******************************

*******************************

*******************************

*******************************

*******************************

Ataturk Diyor Ki..

Millî duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî duygunun gelişmesinden başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil bilinçle işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

Bu Bölümü Paylaş