Konumunuz: Home Haberler Gündem Haberleri Atanmayan Öğretmen Sayısı Artıyor

Öğretmenler Sitesi


Atanmayan Öğretmen Sayısı Artıyor

Kullanıcı DeÄŸerlendirmesi: / 0
ZayıfEn iyi 

Türkiye’de 327 bin aday kadrolu öğretmen hayalinin için yerleştirilmeyi bekliyor. Eğitim fakültelerinin yıllık kontenjanı 2009 yılında 53 bin 639′e çıkmış olup; Milli Eğitim ise yılda ortalama 40 bin atama yapabiliyor.

Öğretmenlik mesleğindeki arz ve talep dengesizliği, her geçen yıl biraz daha büyüyor. Öğretmen kadrosu bekleyen 327 bin aday var. Milli ğitim Bakanlığı (MEB) ise yılda ortalama 40 bin atama yapabiliyor. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) eğitim fakültelerinin kontenjanını her yıl biraz daha artırarak geçen yıl itibarıyla 50 binin üzerine çıkarması atanamayan öğretmenler ordusunun sürekli büyümesine neden oluyor.

MEB verilerine göre, Türkiye’de öğretmen kadrolarında 167 binin üzerinde açık var. Kadrolu öğretmen olarak atanmayı bekleyenlerin sayısıysa 327 bin civarında. Bakanlık, atamalar için Maliye Bakanlığı’ndan yeterli kadroyu alamadığından, açığı sözleşmeli ve ücretli öğretmenlerle kapatmaya çalışıyor. Sistemde 549 bin kadrolu, 68 bin sözleşmeli, 61 bin ücretli öğretmen görev yapıyor.

Eski YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İsa Eşme’nin raporuna göre, 1980’li yıllara kadar, öğretmenlik alanında başlıca sorun ‘öğretmen açığı’ydı. İhtiyaç fazlası öğretmen sorunuysa ilk kez, 1980’lerde, ortaöğretim branş ve meslek dersleri öğretmenliği alanlarında gündeme geldi. 1981 sonrasındaysa, eğitim fakültelerinin, ortaöğretim öğretmeni yetiştirecek şekilde yapılandırılması, ortaöğretimde arz, ilköğretimdeyse talep fazlalığına yol açtı. Sınıf öğretmeni yetiştiren bölümülerin öğrenim süresi 1990’da iki yıldan dört yıla çıkınca açık daha da büyüdü. Bu açığı kapatabilmek için dönemin Milli Eğitim Bakanı Mehmet Sağlam, 1996’da, 40 bine yakın üniversite mezununu bölümüne bakmaksızın sınıf öğretmeni olarak atadı.

Yılda 53 bin kontenjan

Bundan sonraki yıllarda eğitim fakültelerinin kontenjanların daha da artırılması, 2000’li yıllardan itibaren, atanamayan öğretmen sayısının iyice yükseltti. 2007’de 33 bin 305, 2008’de 44 bin 909 olan eğitim fakültesi kontenjanı 2009’da 53 bin 693’e ulaştı. Eğitim fakültesi mezunlarının bile önemli bir bölümü uzun süre atama beklemek zorunda kalırken fen edebiyat, ilahiyat ve iletişim fakülteleri öğrencilerine de pedagojik formasyonla öğretmenlik yolunun açılması, sorunun daha da derinleşmesine neden oldu.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun bir soru önergesine verdiği yanıta göre, bu yıl itibarıyla Türkiye genelinde 549 bin 934 kadrolu öğretmen bulunuyor. Bunların ihtiyacı karşılamaması nedeniyle, 68 bin 53 sözleşmeli, 61 bin 551 de ücretli öğretmen görev yapıyor. Bu rakamlara göre, 2009-2010 eğitim öğretim yılında sistem içerisinde bulunan toplam 679 bin 538 öğretmenin yüzde 80.9’u kadrolu, yüzde 10’u sözleşmeli, yüzde 9’u ise ücretli çalışıyor.

Bakanlığın 2009 İç Denetim Faaliyet Raporu’nda, mevcut norm hesaplama kriterlerine göre sistemde olması gereken oğretmen sayısının 717 bin 824 olduğu belirtiliyor. Bu hesaba göre, ücretli ve sözleşmeli öğretmenler dışarıda tutulduğunda Bakanlığın öğretmen ihtiyacının, 167 bin 890 olduğu ortaya çıkıyor.

Kamu Personeli Seçme Sınavı’na (KPSS) giren her 100 öğretmenden her yıl sadece beşi kadrolu olarak atanarak, muradına erebiliyor. Prof. Eşme’nin raporuna göre, en şanslı öğretmenler, Din Kültürü bölümünde. KPSS’ye giren öğretmenlerde atanma oranı Din Kültürü bölümünde yüzde 100, Özel Eğitim’de yüzde 91, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık’ta yüzde 44, Bilgisayar Öğretmenliği’ndeyse yüzde 37.

Tags: atanamayan öğretmen sayısı | atanamayan öğretmenler

 

Arama Motoru

Özel Arama

Önerilen Menü

Biliyor muydunuz?

Bir pire, ortalama olarak kendi büyüklüğünün 150 katı yüksekliğe zıplayabilir.

İstatistiklerimiz

Toplam Üye:12506
Son Üyemiz:MrSmithX
Kategori:54
İçerik:1080
İçerik Okunma:1446564
Dosya:1162

İlanlar

Duyurular

Öğretmenlere Özel Web Tasarımı
Öğretmenlere Özel Hosting
Detaylı İletişim :
0 246 228 2009
Şirketlere Özel Web Tasarımı
Sitenize Özel Domain & Hosting
TalkWithWorld & HT34 Kalitesiyle
Detaylı İletişim :
0 246 228 2009

Oğrenciler İçin

Müdavim İstatistikleri

Bugün1614
Dün2462
Bu Hafta7876
Bu Ay40625
Toplam1435857

Resmi Sponsorumuz

Hosting

Bir Anket..

Sitemiz Üzerinden Eğitim İle İlgili Kitap Satışı Uygulaması Başlatılırsa Talepleriniz Hangi Yönde Olur ?

(1050 Oylama)

18.3%
8.4%
31.2%
18.2%
16.4%
7.5%
Oyunuz Kaydediliyor

Son Eklenen Dosyalar

*******************************

*******************************

*******************************

*******************************

Ataturk Diyor Ki..

Millî duygu ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin millî ve zengin olması millî duygunun gelişmesinden başlıca etkendir. Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil bilinçle işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

Bu Bölümü Paylaş